26 Kasım 2017 Pazar

Ufak Tefek Cinayetler: Oyuncular Ve Rolleri


Çok sıkı bir dizi izleyicisi sayılmam ben. Heveslenip birkaç diziyi izlemeye başlarım, bir süre sonra sıkılıp boş veririm, ondan sonra takip etmeye çalışmam, denk gelirse bakarım. Star TV'de yayınlanmaya başlayan Ufak Tefek Cinayetler dizisini şimdilik ilgiyle izliyorum, sardı beni. Kaçırmamaya bakıyordum ama 5. bölümü kaçtı, bu hafta 6. bölümünü izlemeyi umuyorum. Bu dizi hakkında birkaç yazı da yazayım diye düşündüm demin, birincisi bu olsun. Ufak Tefek Cinayetler dizisinde kim kimdir diye merak ediyor veya ne bileyim, karakterler hakkında kendi düşündükleriniz dışında da bir şeyler öğrenmek istiyorsanız aşağıya doğru devam edin:


Oya Toksöz (Gökçe Bahadır)

Başarılı bir kadın doğum uzmanı. 1980'de doğmuş. Akıllı, vicdanlı, iyi bir insan. Ekonomik durumu iyi olmayan hastalarına kendi imkanlarıyla yardımcı oluyor, öğrenci okutuyor, hayvanları seviyor. Hiç evlenmemiş, hatta uzun süreli, ciddi bir ilişki de kurmamış. Hep bir adalet arayışı içinde, kötülerin bedel ödemesini uman biri. Bu duygusu çok yoğun, bunda yakın arkadaşlarından gördüğü büyük kötülüğün de etkisi olsa gerek. Yufka yürekli, güzel, zarif ve şık. Her zaman biraz ciddi ve mahzun. Öğretmen Edip'le bağlantısını hiç koparmamış. İlişkilerinin net bir tanımı yok gibi; bir yandan bir kader arkadaşlığı, yakın bir dostluk, öte yandan bir adım atılsa aşka dönüşebilecek bir şey.

Zamanla kötü bir insana dönüşecek sanırım. Hayatının 17 yaşında, üstelik de kankaları tarafından alt üst edilmesini, bu yüzden ölmeyi istemesini ve aynı sebeple anne olmaktan mahrum olduğunu düşünürsek....üstelik, bütün bunlardan sonra Merve'yle Pelin gönül almak, unutturmak bir yana, hayatını bir kere daha...belki de bir kereden fazla kere daha berbat etmek isterken ona ne kadar kızabileceğimizi bilemiyorum. Ama iyi, sakin ve barışçıl bir insan olduğu yolundaki fikirlerimiz değişmeye başlayacak galiba. Bilmem, yeteri kadar itelenirsek hepimizin içindeki şeytan ortaya çıkacaktır belki de - Oya'yı fazlasıyla iteliyorlar.

Hikayesi şöyle: Oya, lise çağlarındayken, hemen her zaman beraber olduğu 3 kız arkadaşından büyük bir darbe yer: Diğer kızlar herkesin onunla okulun öğretmenlerinden Edip arasında bir ilişki olduğunu düşünmesine yol açacak bir oyun hazırlarlar. Oya, bu olaydan sonra yaşadıklarına dayanamayarak intihar etmeyi dener. Yaptığı atlayışın sonucunda sağ kalır ama önemli bir zarar görür: Büyük ihtimalle asla anne olamayacaktır.

Ufak Tefek Cinayetler ile ilgili muhabbetlerin şöyle bir boyutu da var bu arada: Oya belki de baştan beri hiçbir zaman gösterdiği kişi değildi. Her şeyi unutmuş veya arkasında bırakmış, olan bitenlerden sonra yeniden arkadaş olunabilirmiş gibi davranırken aslında yaptığı şeyler hep programlıydı. Şahane bir intikam planı yapmıştı ve onu uyguluyordu...mu? Bilmiyorum ki. İzleyip görelim.



Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz)

Benim tabirimle "pis zekalı". Zeki, ama zekasını iyi bir şey için kullandığı görülmemiştir muhtemelen. Lise yıllarından bu yana dizinin 4 esas kadınının lideri. Rekabetçi, iddialı ve son derecede hırslı bir kadın. Her şeyi bilen, her şeyi ve herkesi idare ve kontrol eden biri konumunda olmaya bayılıyor, Sarmaşık Mahallesinden 1 gün ayrılsa mahalle sakinlerinin hayatının altüst olacağına, kimsenin şuradan şuraya gidemeyeceğine inanıyor olabilir.

Bakımlı, gösterişli, güzel, çıkarcı, hain, narsist, yer yer iğrenç. Aslında sık sık iğrenç bence. Kafasında hep zehirli yılanlar dolanıyor sanki. O kıvrak zekayı insanlığa hizmet etmek için kullanabilirdi ama sanırım böyle biri olmayı seviyor. Bir dakikasını bile kendini "Ben ne boktan bir kadın, ne çirkin bir insanım, acaba niye bu kadar kötüyüm?" diye sorguladığını sanmıyorum.

Toplumsal konumu baya güçlü. Koskoca insanlar nasıl iplerini böyle birine teslim ederler anlamıyorum, kadının gözlerinden pislik, konuşma ve davranışlarından yapaylık ve genel olarak her yerinden kötü niyet akıyor. Bunları yazdığıma göre rolünü de baya iyi kıvırıyor demek ki. Serhan'la evli, 1 çocukları var.

Göründüğü kadar iyi bir arkadaş da değil aslında. Pelin de, o da Mehmet'in Arzuyu aldattığını da, kiminle aldattığını da biliyorlar ama arkadaşlarını uyarmıyorlar. Hadi uyarmamak tercih edilebilir diyelim, ama Burcu'ya soğuk davranabilirlerdi, de mi? Yok, bağırlarına basıyorlar kızı neredeyse.

Pelin Tarhan (Bade İşçil)

1980'de dünyaya gelmiş. Oya'nın eski sevgilisi Taylan'la evli - lise yıllarından beri istediği ama o zamanlar Oya'yı seven ve kendisine yüz vermeyen erkekle. Şimdi de sonradan yüz verdiği için pişmandır belki - çekilmez bu kadınla evlilik. Bir çocukları var. Kocasına insanın içine fenalık verecek kadar düşkün, adam nasıl dayanıyor bilemedim, ben olsam infilak ederdim, bunda ufak bir patlama bile olmuyor.

Merve ile çok yakın bir arkadaşlığı var. En az onun kadar vicdansız ama öyle görünmüyor. Sinsi. Merve'nin sosyal konumunu kıskanıyor olabilir. Daha birçok şeyi de kıskanıyor olabilir, kıskançlığa meyilli bir yapısı var. Güzel, havalı, şık, şımarık. Güvensiz. Ev kadını. Kocasını kaptırmaktan, kaybetmekten falan ödü kopuyor ve bunun olmaması için her şeyi yapabilir. Şirin görünmeye çalışıyor ama şirinlikle alakası yok, karanlık ve tehlikeli.

Arzu Kara (Tülin Özer)

Becerikli, aile hayatını gayet iyi organize eden 2 çocuklu bir ev kadını. Kendisini aldatıp bunu gözyaşları ve dramatik sözler eşliğinde çatır çatır inkar eden büyük yalancı Mehmet'le evli. Sakin, uyumlu bir yapısı var. Başlangıç itibariyle Merve ve Pelin gibi kötü ve vicdansız değil ama yaşayacağı bazı şeylerden sonra bu durum değişebilir...miş. .En azından yıllar önce arkadaşlarına ve öğretmenlerine attıkları iftira için kendini sorguladığı oluyor, diğer ikisinin bir dakikalarını bile buna ayırdıklarını sanmıyorum.

Güzel bir kadın ama diğerleri kadar kendine bakmıyor, onlar gibi her dakika şık değil. Laf sokmaları, çatışmaları sevmiyor. Hep barış içinde, tatlı tatlı yaşansın istiyor ama en yakın arkadaşları 2 tane şeytanımsı kadın, bir de 20 yıl önce yaşanmış olan olay; nasıl olacak o iş? Olmaz tabii. Olmuyor da zaten.

Arzu'nun epeyce zorlandıktan, düş kırıklığına uğradıktan, ezildikten sonra sağlam bir güç gösterisi yapması bekleniyor.



Serhan Aksak (Mert Fırat)

Merve gibi bir kadınla evli olmaması gereken biri bence ama evlendiği yetmiyormuş gibi bir de çocuk yapmış. Çocuk anasına çekmese bari. Portföy yöneticiliği ile iştigal ediyor. İyi bir eş ve baba, iyi bir adam, iyi bir eğitim almış. Görgülü, dürüst, karizmatik, başarılı. Çok konuşmayı sevmiyor. Ama Oya'nın yanında dili çözülüyor biraz. Centilmen bir erkek, gayet romantik de olabiliyor. Oya'ya karşı yani. Karısına da öyle davrandığı zamanlar olmuştur belki ama artık bunu bırakmış. O kadına romantik olmak da romantizm ziyanlığı olur zaten.

Yavaş yavaş Oya'ya bağlanıyor. İyi de bir çift olurlardı sanki ama işte, kısmet değilmiş. Babalık yapma tarzını beğendim. Kocalık yapma tarzını da beğendim aslında, Merve'ye katlanan bir erkeğe ödül verilmeli. Hiç öyle bir kadının kalemi değil, yazık oluyor yeminle.

Oya ile flört ediyorlar ama bir aşk ilişkisi kurmuyorlar şimdiki halde, kursalar da Merve bu yüzden kahretse, üzüntüsünden verem olsa çok da şey yapmazdım. Dünya fani, ölüm ani; böyle bir adam öyle bir kadınla evli olsun da, öyle bir kadın böyle bir adama sevgilim falan deme hakkına sahip olsun da Oya gibi bir kadın şöyle dolu dolu bir aşk yaşamasın, yani, olacak iş değil. Kınıyorum.

Edip Öğretmen (Selim Bayraktar)

Sakin, olgun, karizmatik, etkileyici, biraz filozof havasında bir adam. Hayatını editörlük yaparak kazanıyor. İnce zevkleri var, kaliteli ve iyi yaşamayı, iyi yemekler yemeyi seviyor. Oya'ya çok düşkün, bunun altında aşka benzer bir şeyler olup olmadığı henüz görünmüyor. Kayda değer bir aşk ilişkisi yaşamamış olan Oya'nın hayatında  öğretmen, arkadaş, terapist gibi birçok rolü var. Onunla beraber maruz kaldığı iftiradan sonra onun durumunu kendininkinden daha fazla dert ediyor, genç bir kızın hayatı bu şekilde tepetaklak olmasın diye müdüre neredeyse yalvarıyor ama sonuç alamıyor.

İyi ve akıllı bir insan, Oya eski arkadaşlarından, ille de Merve'den yeniden kötülükler görüp gözünü karartmaya, intikam düşünceleri geliştirmeye başladığında onu durdurmak için akıllıca sözler ediyor ama söyledikleri pek bir işe yaramıyor - yaramayacak da galiba. Oya için önemli bir insan, Serhan da giderek öyle oluyor ve belki de Oya ikisi arasında şu veya bu şekilde gidip gelecek, çelişkiler yaşayacak.


Taylan Tarhan (Ferit Aktuğ)

Oya'nın lisedeki erkek arkadaşı. Şimdi Pelin'le evli, bir de çocukları var. Yakışıklı, hazırcevap, eğlenceli, sempatik, şımarık ve biraz da sığ. Karısının bu ihtimalle ilgili gerilim - korku filmi tarzındaki hayallerine rağmen, aldatmaya gayet meyilli bir koca gibi duruyor. Kayınpederinin firmasında çalışıyor ve eşine bu yönden bir mecburiyeti var. Kaypak birine benziyor. Rahat, kayıtsız. Mehmet'in Arzu'yu daha genç bir kadınla aldatmasına verdiği tepki tuhafıma gitti, özenme şekli daha genç ve toy birininki gibiydi. Daha küçük bir yerde ve daha kısıtlı şartlarda yaşamış biri gibi veya. Sanırım eşini aldatmak için içi gidiyor. Mehmet'e "Yani tebrik ederim, bir adam aldatır da bu kadar mı güzel aldatır" demedi açıkça ama içinden demiştir.

Mehmet (Yıldıray Şahinler)

Arzu'nun Kapalıçarşı'da altın ticareti yapan kocası. Yalan söylerken girdiği dramatik pozlar sırasında bazen söylediklerine kendi de inanırmış gibi görünüyor, öyle bir içine giriyor yarattığı sahnenin. Fit vücutlu, zarif, zeki bir erkek. Eşi ihanetinden iyice emin olup ayrılma kararı verdiğini açıkladıktan sonra kızına durumu anlatırken iğrençleşiyor. Kusturucu davranıyor, hakkaten. Eşi çocukları üzülmesin diye farklı gerekçeler anlatmayı düşünürken o, karısını kızının gözünde kötü duruma düşürecek yalanlar söylüyor ve çocuğu etkiliyor da. Hayatı yalan adamın. Neyse ki bu konudaki yalanı kısa sürede ortaya çıkıyor.

Bununla aile kurulmaz, kurulan şeyin de yıkılması hayırlı olur ama işte, çocukların çok etkilenmemesini sağlayacak şekilde davranmak lazım. Nerde bu adamda o incelik! Yukarıda zarif biri olduğunu yazdım, normal şartlar altında gerçekten de öyle ama anormal şartlar altında birinci sınıf bir kazmaya dönüşüyor.


Duygu Sarışın (Burcu)

Gençliğine ve güzelliğine güvenen bir pilates hocası. Mehmet'i de bu özellikleriyle tavlıyor. Onun eşiyle yaşadığı evde, yüksek standartlardaki hayat tarzında gözü var. Hırslı, sınıf atlayıp daha iyi yerlere gelmek istiyor. Onunki de pis zeka. O lüks evde yaşamak, daha iyi giyinip daha çok gezmek, güzel yerlere gitmek, sosyal ve maddi durumu parlak olan insanlara dahil olmak, öyle bir çevre edinmek için çok şey yapabilir - yapıyor da. Açgözlü, vicdansız, çıkarcı ve kaba ama Mehmet onu duygulu, hassas, ince düşünceli bir kadın sanıyor. Gerizekalı!

Tansu Biçer / Hayal Köseoğlu

Hikayenin sondan başa doğru anlatıldığı ve Oya, Arzu, Merve ve Pelin'den birinin öldüğünü en baştan bildiğimiz Ufak Tefek Cinayetler dizisinde onların yakın çevresindeki birkaç kişiyi sorgulayarak olayları aydınlatmaya çalışan başkomiser - komiser yardımcısı ikilisi. Duyduklarından etkileniyor, bazen bunları yorumluyor ve yavaş yavaş gerçeğe ulaşmaya çalışıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder